30 Mart 2008 Pazar

kurtlar vadisi pusu aslında daha çok izleniyor.

Kurtlar Vadisi Pusu

Halkımız günlerdir üç şeyi konuşuyor: Kapatma davası, Ergenekon soruşturması ve Kurtlar Vadisi ... Kökten batıcı medya kuruluşları ilk iki gündem maddesine gereken önemi veriyor. Tabii her zamanki gibi `nalıncı keseri` kullanarak ideolojik veya ekonomik beklentileri doğrultusunda fırsat yontmaya çalışıyorlar. Lakin çoğu, üçüncü gündem maddesi olan Kurtlar Vadisi `ndeki ölüm-kalım (!) meselesini görmezden gelmiştir. Dizinin son bölümlerindeki Memati `nin ölüp ölmeyeceği bahsi, ülkeyi gererken kökten batıcı medya özenle gözlerini yumdu.Türkiye `de televizyonların izlenme oranlarını sözde bilimsel yöntemlerle ölçen kuruluş da, Kurtlar Vadisi `nin rekor kıracağı bölüme rakam dizgini vurarak hayatı yalanladı . Dizinin yapımcı ve yazarlarıyla hukukumu bilen tanıdık tanımadık sayısız insanın soru bombardımanıyla şahsen iş göremez hale gelirken `Memati bahsi`nin medyamıza namus kantarı olduğunu gördüm.Dizinin yayınına bir hafta ara verilince Memati `nin ölüp ölmediğini öğrenmek isteyenlerin merakı öyle bir tırmanmıştı ki, o gece şehirlerarası otogarlar bile ıssızlaşmış, yollar boşalmıştı. Ertesi gün izlenme oranlarıyla ilgili verileri görünce vicdanım hırsızı suçüstü yakaladı . Sözde bilimsel ölçüm yapanlar, dizinin gün birincisi olduğu gerçeğini imha etme yolunu bulamamış ama bütün rekorları kırması beklenen bir bölüme yüzde 17.1 gibi bir oranını uygun görmüştü...Bir kere daha inandım ki, halkın değerlerine saygılı yapımlarla herkesi ekrana kilitleyecek harikalar döktürseniz de, devletiniz tekrar devlet olana kadar belli çizgileri aşmanız imkânsız! Zira denetime kapalı ölçüm kuruluşunun arkasındaki irade dilediğini yüceltip dilediğini batırırken milletimize de açıkça küfredebiliyor: Ey ahali, sen en çok filan diziyi seyrettiğini sanırsın ama öyle değil. Senin neyi izlediğine, izleyen olarak sen değil, gözleyen olarak ben karar veririm.Bugün neyi izleyeceğini değil, dün neyi izlediğini bile ben bilirim. Sen `evimde şunu izledim` diye bin notere tasdik ettirsen bile ben aksini söylerim, olur biter. İstersen benim yayınlarıma hiç göz atma, ben yine de en çok onları seyrettiğini kanıtlarım. Benim görevim, Türk milletinin sonuncu kalesi olan aileyi yıkmaktır. Sana daha açık anlatayım: Senin kızların da gelişmiş ülkelerdeki gibi 11- 12 yaşına ayak basar basmaz hamile kalmayı öğrenecekler. Erkek çocukların ise sadece cinsellik için yaşayacak ama asla evlenip aile sorumluluğu almaya yanaşmayacaklar...Memati bahsinde milyonların ekrana kilitlendiği dakikalarla ilgili olarak ortaya konan -hırsızlık artığıizlenme oranları bize aynen bunları söylemektedir. Gerisi palavra bile değildir. Aile yıkıcı dizilerin orasına burasına çeki düzen verilmesi gibi ayrıntılarla uğraşan RTÜK , izlenme oranlarını doğru ölçtürmeyi varlık sebebi edinip gerçekleştiremediği sürece, devletsizleşmemizin anıtlık kanıtlarından biri olarak kalacaktır. Düzeneğimize devlet demeye devam edenleri bir kere daha çürütmek zorundayım: Kanunları yapmakla devlet olamazsınız; halkınıza anlatılan hikâyeleri yazdıran irade, sizin gerçek devletinizdir!

Hiç yorum yok: